FED’in faiz indirimin etkisi ve de yeni faiz indirimlerinin bekleniyor olması tüm gelişmekte olan piyasalarla birlikte Türkiye’ye de yoğun sermaye akışına ve de piyasalarda rallinin devam etmesine neden oluyor. Uluslararası piyasalarda doların değer kaybı ve €/$ paritesinin 1.40 seviyesinin de üzerine çıkması yurtiçinde de trendi olumsuz etkileyecek bir gelişmenin olmaması ile birleşince YTL haftalık bazda $’a karşı %2, aylık bazda %8’in üzerinde değer kazandı. Öte yandan Merkez Bankası’nın 25 baz puanlık beklenmeyen faiz indirimi bono piyasasında faizlerin %17’in altına gerilemesine önayak olmuştu; bono piyasasında alımların bu hafta da devam etmesi gösterge faizi %16.7’ye çekti. IMKB-100 hafta içerisinde dalgalı bir seyirle geçen hafta ile hemen hemen aynı seviyelerde kapanmasına rağmen aylık bazda %13 değer kazancı gösterdi.
Hazine geçtiğimiz hafta 10 yıllık eurobond ihracına çıkarak uluslararası piyasalardan 1.25 milyar $ borçlanma gerçekleştirdi. Böylece Hazine’nin yılbaşından bu yana yaptığı toplam eurobond ihraçları 4.6 milyar $’a ulaştı. Hazine’nin bu yıl için 5.5 milyar $’lık eurobond ihracı hedefi bulunuyor. Dolayısıyla yılsonuna kadar Hazine’nin 1 milyar $’lık daha borçlanma gerçekleştirmesini bekliyoruz.
Hazine ay sonunda yayınladığı aylık borçlanma programına göre Ekim ayı içerisinde biri gösterge tahvil, biri referans bono ve biri de 5-yıllık sabit kuponlu tahvil olmak üzere 3 ihale yapmayı ve bu ihalelerden 6.7 milyar YTL borçlanma yapmayı planlıyor. Hazine’nin aylık 9.5 milyar YTL’lik borç servisi göz önüne alındığında aylık borç çevirme rasyosunun %70.5 olması öngörülüyor. Hazine, 1.4 milyar YTL civarındaki faiz dışı fazla beklentisinin yanı sıra geri kalan ödemelerinin 1.5 milyar YTL’sini yaptığı eurobond ihracından karşılamayı; ayrıca 3.8 milyar YTL’lik de kasa banka hesabından kullanım öngörüyor.
Makro tarafta haftanın en önemli verileri Ağustos ayı dış ticaret dengesi ve de ikinci çeyrek dış borç stoku rakamları oldu. Ticaret tarafında ithalat artışı dış ticaret dengesindeki bozulmayı tetiklemeye ve cari denge için risk teşkil etmeye devam ediyor. Ağustos ayında ihracat %27.7 artışla 8.7 milyar $, ithalat artışı ise %22 artışla 15 milyar $ olarak gerçekleşti. Böylelikle 12-aylık toplam dış ticaret açığı şimdiden 58 milyar $’ın üzerine çıktı. Petrol fiyatlarının ve kurdaki değerlenmenin gecikmeli de olsa ithalat üzerindeki olumsuz etkileri, bunun yanı sıra dünyada büyüme performansındaki yavaşlamanın ihracatı tehdit altında tutması önümüzdeki dönemde dış ticarette bozulma beklentilerimizi güçlendiriyor.
2006 yılı sonunda 207.8 milyar $’a çıkarak GSMH’nin %50.8’ine ulaşan toplam dış borç bu yılın ikinci çeyreğinde nominal 226.4 milyar $’a çıkmış ancak GSMH’ye oran olarak %48.4’e gerilemiştir. Dış borçtaki bu yavaşlamada özel sektör borçlanmasındaki artışın bir nebze durulması ve de kamu kesimi borç stokundaki %2.5 civarındaki gerileme etkili olmuştur.
Önümüzdeki hafta piyasalarda yine yurtdışına bağımlı bir seyir izlememiz beklenirken Çarşamba açıklanacak Eylül ayı enflasyon rakamları önemli olacak. Piyasa beklentisinin %1.1 olduğu Eylül ayı enflasyonunda giyim ve eğitim gibi mevsimsel olarak yüksek kalemlerin yanı sıra Razaman ayının gıda fiyatlarına etkisi ağırlıklı olarak hissedilecek. Gıda ve artan petrol fiyatlarının olumsuz etkisinin kurdaki değerlenmenin olumlu etkisi ile bertaraf edilmemesi beklentilerde bir katılık oluşmasına ve yılsonu %7’lik enflasyonun altına inilmesinin güçleşmesine neden olabilir. Gerçi TCMB son dönemde enflasyon beklentilerinin yüksek enflasyondan düşüş enflasyona geçiş sürecinde yapısal bir katılık göstermiş olabileceğine hükmetmiş ve enflasyon düştükçe beklentilerin bu duruma uyum sağlayacağını belirtmiştir ancak bu açıklama enflasyon beklentilerinin önümüzdeki dönem enflasyonun bir açıklayıcısı olması durumu ile çelişmektedir. Beklentiler ile gerçekleşen enflasyon arasındaki ilişki önümüzdeki dönemde uygulanan para politikasının sonuçları görülmeye başlandıkça daha net anlaşılabilecektir. Bu arada aylık enflayonun %1.2’nin altında kalmaması yıllık enflasyonu, enflasyon bandının Eylül ayı için belirlenmiş üst sınırı olan %7.3’ün üstünde kalmasına neden olacak ve TCMB’nin hükümete ve IMF’ye bu durumun nedenleri ve politika önerilerini içeren bir mektup yazması yükümlülüğünü doğuracaktır.
Herkese iyi haftalar,
Ozlem Derici
6 Ocak 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder